26 Haziran 2019 Çarşamba

HOLLANDA' NIN TARIM SIRLARI




Konya kadar bir ülke 60 yıl içinde tarım ve sanayi de dünyanın en ileri ülkelerinden biri haline nasıl geldi?
İkinci Dünya Savaşında Nazi Almanya' sının işgali ile, savaş sürecinde bitme noktasına gelen, denizi doldurarak toprak kazanan, büyük bir bölgesi deniz seviyesinin altında olan Hollanda, hem tarım üretiminde hem de teknolojisinde dünya birincisi.
Başkent Amsterdam sanayi, ticaret, ulaşım,kültür ve turizm merkezi olarak her yıl milyonlarca turistin ziyareti ile ünlenmiş. Hatta şehir bu yoğun turist akımdan o kadar yorulmuş ki, ziyaretçi sayısına bir sınır getirmek istiyor.
Ülke çok çalışarak bugün ki Hollanda olmuş, ancak ne doğasını bozmuş ne de insanları doğallığını kaybetmiş.
Köyler, kasabalar çok şirin. Tarım alanları uçsuz bucaksız. Büyük tarım çiftlikleri çok modern ve temiz. Kızlar gündüz tarım ve hayvancılık ile uğraşıyor, gece giyinip, kuşanıp eğlenmeye gidiyor. Köylülük, çiftçilik gençlerin kaçtığı bir iş kolu değil.
İnsanlar çok çalışıyor. Devasa tarım makinaları insanların hizmetinde.
Otobanların kenarında çok düzgün ve gösterişsiz sanayi tesislerini görüyorsunuz.
Tarımın bittiği yerde sanayi, sanayinin bittiği yerde tarım başlıyor.
Onca zenginliğe rağmen, tren ve bisiklet gibi en ekonomik ulaşım araçları en yaygın şekilde kullanılıyor.
Ülkenin eğitim seviyesi çok yüksek. İnsanlar, bir kaç dil biliyor ve çok yardım severler.
Hollandalılar için dünyanın en kibar insanları diyebiliriz.
Hollanda için çok şeyler yazılabilir.
Gezi esnasında yüzlerce fotoğraf çektim, videolar yaptım. Arzu ederseniz facebook, geziegzotik grubu, albümler bölümünde izleyebilirsiniz.
Yazımın bu bölümünde yaptığım görüşmelerde tuttuğum notlardan kısa kısa bahsetmek istiyorum.
İşin sırrı ne diye sordum. En kısa şekilde nasıl cevaplanabilirdi bu soru?
KENDİNİ ADAMA, ZİHNİYET, EĞİTİM dediler.
Tarım da haşere ilacı kullanmak yasakmış.
Böceklerle nasıl mücadele ediyorsunuz o zaman dedim. Böcek yiyen böcekler kullanıyorlarmış.
Suni gübre kullanılmıyormuş.
Böylece topraklar zehirlenmiyor.
GDO lu yani genetiği değiştirilmiş ürün yetiştirmek kesinlikle yasak. Dolayısıyla Hollanda tarım ürünlerini gönül rahatlığı ile tüketebilirsiniz.
Bu sayede dünyanın her yerine sattıkları ürünler geri döndürülmüyor, bizde olduğu gibi.
Tarım işletmeleri verimli olabilecek boyutta. Malumunuz, tarımda işletme küçük olursa verim ve karlılık düşüyor. Orta ve büyük ölçek işletmeler tercih ediliyor.
Okullarda eğitim çok üst düzeyde. Yani tarım ve hayvancılık kulaktan dolma bilgilerle değil, bilinçli ve en son teknolojik bilgiler ile yapılıyor.
Tarım aletleri Amerika ve Almanya' dan geliyor.
Dünyanın hemen hemen her ülkesine tarım ürünü satıyorlar. Yani dünyayı doyuruyorlar. Halbuki, son yıllarda azalsa da, Avrupa'nın en büyük tarım arazisi Türkiye' de.
İneklerde cips var. Yem yeme ve sağılma saatleri bilgisayar ile kontrol ediliyor.
Seralar devasa ve iklimlendirmeleri bilgisayar ile yapılıyor.
Mühendislik en ileri seviyede. Dünyanın en son tarım teknolojisini kullanıyorlar ve geliştiriyorlar.
Hindistan' tan yüksek teknoloji mühendisleri getirmişler.
Tarımda, Polonya' dan getirilen işçiler çalıştırılıyor. Biz iş ararken Hollanda çalıştıracak kalifiye eleman sıkıntısı çekiyor.
Her gün yeni buluşlar keşfediyorlar. İşte işin en büyük sırlarından biri bu. Verimlilik düşmüyor mu? Diğer ülkeler ile nasıl rekabet ediyorsunuz ve onları sürekli geçiyorsunuz diye sordum. Her gün teknolojiyi geliştiriyoruz ve daha verimli hale geliyoruz dediler.
Hiç bir şekilde yerimiz de saymıyoruz ve gelişmeleri yeterli bulmuyoruz. Sürekli gelişiyoruz dediler.
Bu sayede son 60 yılda dünyanın en iyisi olmuşlar. İkinci dünya savaşından sonra kendi kendilerine sıfırdan çalışmaya başlamışlar. Bizim Birinci Dünya Savaşından sonra İzmir İktisat Kongresinden sonra Atatürk' ün önderliğinde öncelikle tarımla kalkındığımız gibi.
Bu arada Amerikan Marshall yardımı gelmiş, ancak onu yeterli bulmamışlar ve ona güvenmemişler.
Kendilerine güvenip, çok çalışmışlar.
Sanırım Türkiye orada hatayı yaptı. Amerikan yardımları gelince bir çok fabrikayı kapatıp, üretimi azalttı ve bağımlı hale geldi. Yani Tam Bağımsızlığını kaybetti.
Tarım ve hayvancılıkta devlet desteği yok.
Özel sektör, özel bankalardan aldığı krediler ile işi götürüyor. Burada biz yanılmışız. Devlet desteği var sanıyorduk. Tabii ki devlet alt yapıyı, kanunları, denetimi güçlü tutuyor.
Bir örnek vereyim. Bir Çin lokantası kaçak işçi çalıştırmış. Denetimlerde yakalanmış. Şirkete üst üste cezalar yazılmış. Sonunda şirket iflas edip, çekip gitmiş... Bunu duyan gören sahtekarlık yapmaya cesaret edebilir mi?
ASML ismiyle bir şirket, çip yapan makinaları üretiyor. Bu makinayı şu ana kadar kimse kopya edememiş. Çinliler sökmüşler, bakmışlar ama yapamamışlar. Çip üreten makine.
Bir makine 150 bin dolar.
Bu beni çok etkiledi. Sanıyordum ki sadece İntel, AMD gibi Amerikan şirketleri çip üretiyor. Asıl çipi Avrupa üretiyormuş...
Rotterdam en önemli limanlarından.
Unilever, Fhilips, Akzo,Shell, ING Bank, DAF, Campina, Heneiken, Ahold, Vitol, gibi dünya çapında şirketleri var.
Hollanda sosyal bir devlet. Devlet insanlara her türlü desteği sağlıyor. Yabancılar ve Türkler çoğunlukta. Tabii ki bu sosyal devlet anlayışı istismar edilmiş. Şimdi Türklerin, Türkiye' deki mal varlıkları araştıran bir düzenleme yapmışlar. Sosyal yardımı ona göre yapacaklar... Yani orada çalış, bir ev bile alma, yeme, içme, harcama, gel Türkiye' den evler al, kiraya ver ve sonra yoksulum deyip yardım dilen. Hiç ahlaki olmadığı gibi, nankörce bir tutum.
Son olarak şunu yazmak istiyorum. Bir kafeye gittik. Tuvalet çiçek ve tablolar ile süslenmiş. Tuvalette beş altı tane çok pahalı parfüm var. İsterseniz kullanıp, çıkarsınız. Kimse cebine, çantasına atmıyor.
Dürüstlük ve ahlak ve disiplinli çalışma, işi küçümsememe en büyük başarı sırrı.
Bir yönetici ile, tuvalet temizleyicisi aynı seviyede tutuluyor.
Hani bizde de bir laf vardı eskilerde " namusunla, şerefinle çalıştıktan sonra "
Benden önce CNN den Cem Seymen oralara gitti ve bir proğram yaptı.
İzlemediyseniz youtube dan izleyebilirsiniz ve bir eksik bırakmışsak mutlaka yorumlara eklemenizi rica ederim.
Saygı ve sevgilerimle yeni gezilerde buluşmak üzere.
Haziran 2019

1 yorum:

  1. bu tür yazıları önce yöneticilerimiz okusa.galiba okuma yazmaları yok.

    YanıtlaSil