TAHRİR MEYDANI
Tahrir Meydanı, Mısır' daki siyasi gelişmelerin sembolü ve Kahire' nin merkezi... Kahire' nin, downtown denilen bölgesi...
Otuz yıllık Mübarek Devrine son verene kadar Mısır halkının bir saniye terk etmediği, kanlı olaylara tanıklık etmiş meydan...
Tahrir, Türkçeye " kompozisyon yazma " olarak geçmiş... Buradaki anlamı Özgürlük Meydanı...Yani, bir nevi tarih yazılan meydan...
İşte, gece yarısı indiğimiz Kahire Havaalanından bizi alan genç Mısırlı Transfer sürücüsü, bizi otelimize götürürken, " burası Tahrir Meydanı " derken, bizde heyecanlanıyoruz... Bir yandan meydanı tüm detayları ile görmeye çalışırken, aylarca televizyonlarda seyrettiğimiz mahşeri kalabalık ve kanlı olaylar gözümüzün önüne geliyor...
Mart 2019 da gerçekleştirdiğimiz Kahire gezimizde tabii ki öncelikli hedefimiz, şehrin turistik ve tarihi yerlerini gezmek... Artan zamanlarda da, yerel halk ile mümkün olduğu kadar temas kurup, onların günlük yaşantıları ile ilgili bilgi sahibi olmak...
Turistik izlenimlerimizi gezi egzotik' te sizlere çektiğimiz fotoğraf, video ve yazdığımız blog ile yansıtmaya çalışıyoruz...
Bu yazıda ise, Sosyo-Ekonomik ve siyasi durumlar hakkında kısa izlenimler vermeye çalışacağız...
Kahire, tipik Arap&Müslüman şehri... Kısaca, kaotik, evrensel kuralların uygulanmadığı, gürültülü, bir şehir... Ancak çok canlı ve hareketli... Şehrin nüfusu 18 milyon... Bir kaç on yıl içinde 40 milyon olması bekleniyor...
Gelmeden önce burayla ilgili bir video seyretmiştim... Üç Amerikalı genç buraya turist olarak gelirler... Nil Nehri kıyısında güzel bir otele yerleşirler... Odanın büyüklüğü ve lüksü, onları çok şaşırtır. Sanırım aynı paraya kendi ülkelerinde aynı şeyi yaşayamamanın şaşkınlığı. İlk şoktan sonra aşağı inerler ve yolun karşısına geçip, Nil Nehri kıyısına ulaşmak isterler. Ancak trafik o kadar yoğundur ki, karşıya geçmek, alışa gelmedikleri bir durum olarak, onlar için bir macera, heyecan ve eğlenceye dönüşür... Tabii ki, bu eğlencenin doğasında, bir küçümseme ve alaya alma vardır... Malum onların ülkesinde, trafiğin durması için, adımlarını yola uzatmaları yeterli...
Gerçekten burada çok yoğun bir trafik var... Trafik, egzoz gazı ve korna sesleri sizi burada çok yoruyor... Sürücülerin bir eli sürekli kornada... Her şeye korna çalıyorlar... Korna var, fakat kavga yok... Sürat var, fakat kaza yok...
Bir yaşlı İngiliz Kadın Müzeye gidecek, ancak bir türlü karşıya geçemiyor... Şaşkın bir vaziyette... Hayatında böyle bir kaos görmemiş... Kadına kolumu uzatıyorum ve koluma yapışmış halde karşıya geçiriyorum...
Mısır halkı oldukça yardımsever ve mülayim insanlar... Gençler sokaklarda gezmeyi seviyor... Oldukça canlı bir yaşam var burada...
Orada da aynı ayrışmayı görüyorum... Okuyan, modern gençler ve baş örtülü ve okula gitmeyen bir kesim... Evrensel kıyafetler içinde ve davranış içinde olanlar ve eski İslamcı kıyafetler giyenler... Sorunuza cevap verebilenler veya " no english " deyip, yanınızdan sıvışanlar...
Kahire, üniversiteler şehri... Sanırım 3 üniversite var... Tedrisatlar İngilizce... Burada okuyan gençler kendilerini iyi yetiştirmişler... Olan bitenleri dikkatle ancak biraz çaresizce takip ediyorlar... Daha doğrusu, neler oluyor, bitiyor anlamaya çalışıyorlar... Gelecekle ilgili, önlerini fazla göremiyorlar... Mezun oldukları zaman iş bulma sorunları var...
Okuyan öğrencilere devlet desteği yok... Ailesinin durumu iyi olanlar, okul harici çalışanlar okuyabiliyor...
Kahire, bölüm bölüm... On bölüme ayırabilirsiniz... Zenginler, kendi semtlerini oluşturmuşlar...
Metro ulaşımı oldukça gelişmiş ve ucuz... Taksiler ucuz, ancak nereye kaç liraya gittiklerini öğrenip, pazarlık yapmanız gerekiyor...
Gençlerin, devlet başkanı Sisi' den yana şüpheleri var... Şöyle ki; Sisi, Mega projelere girişmiş... Bunlardan en büyüğü, bugünkü Kahire' nin 30 km. doğusuna yeni bir Kahire inşa ediyormuş... Sudiler ve zengin Arap ülkeleri, bu projeye kredi açmışlar...
Halbuki gençler, halkın daha farklı öncelikleri olduğunu belirtiyorlar... Hatta işi daha ileri götürüp, Sisi' nin halkı düşünmediğini, hatta daha ileri giderek, halka değer vermediğini söylüyorlar...
Fakir bölgelerde evlerin eskimekte olduğunu, demiryolları ve diğer alt yapıların yenilenmesi gerektiğini ifade ediyorlar...
Sisi, devlet dairelerini bu yeni şehre taşıyacakmış... Buraya elit kesimin evleri yapılacakmış...
2011 deki devrimden sonra ekonomi oldukça sarsılmış... Paranın alım gücü düşmüş... Sokaklarda, battaniyeye sarılarak, yatan insanlar görüyorsunuz...
Sisi, askeri alımları da artırmış... " İsrail' i nasılsa yenemezsiniz, arkasında Batı var. Diğer ülkeler için zaten büyük bir ülkesiniz... O halde şimdi halkın öncelikleri varken, askeri harcamaları artırmanın manası nedir? " diye sormadan edemedim...
Amerika, açıkça ifade etmese de, Sisi darbesinin arkasında ABD ve İsrail' in olduğunu artık tüm dünya biliyor...
Sisi' yi halk şu an, kendini hatırlatacak eserler bırakmak için uğraşan Firavun' a benzetiyor.
Sisi ise, bu projelerin Mısır ekonomisini harekete geçireceğini savunuyor...
İşin içinde Amerika oldu mu, üretimden bahsetmek mümkün değil...
Paralar betona gömülmeli, ülke açık pazar olmalı...
Polise, askere ve devlet görevlilerine baktığınız zaman, bir yorgunluk, bir bezginlik bir boş vermişlik görüyorsunuz...
Devlet otoritesi hiç bir yerde yok...
Halk, polisi saymıyor... Polis ile münakaşa ediyor... Trafik polisleri tüm gün yollarda, yaya, güneşin altında, trafiğe müdahale etmeye çalışıyor... İnsan, onların bu durumunu görünce, acıma duygusuna kapılıyor...
Metroya girerken, polis kontrol yapmıyor... Oturuyor... herkesin elinde bir telefon, onunla oynuyor...
Görevliler, bahşiş istiyor...
Sisi' nin, devletin, halk ile bir bağı kalmamış gibi...
Halk sahipsiz kalmış görüntüsü veriyor...
Halka hiç bir yaşam alanı bırakılmamış...
Nil kenarında yoğun trafik, marka oteller var.... Halk için bir yeşil alan yok...
Turistler, özellikle piramit bölgesinde, devecilerin, seyyar satıcıların yoğun baskısı altında... Dünyanın 7nci harikası acınacak bir düzende... Hayvanlara eziyet, had safhada...
Mısır ve Mısır halkı ve özellikle geçleri bunu hak etmiyorlar...
" Ne zaman Mısır' ın başına iyi bir lider gelse, hemen kellesini alıyorlar " diyorlar...
Mısır halkı kölelikten ne zaman kurtulur?
Modern çağ Firavunlarından ne zaman kurtulur?
Tahrir Meydanı, ne zaman gerçekten Özgürlük Meydanı olur?
Halkını seven, menfaat peşinde koşmayan, Emperyalistlerin uşağı olmayan bir lider çok şeyler yapabilir ancak bu kadar akıllı, bilgili, vicdanlı ve yürekli bir lider çıkarabilecek mi bu topraklar?
Bütün mesela bu.
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder